Oh Snap!

Please turnoff your ad blocking mode for viewing your site content

Masal Buya – Çocuk Hikaye ve Masalları

MasalBuya.Com Türkiye'nin en geniş masal ve hikayelerinin tek çatı altında toplandığı platform

Fıkralar

Fıkralar
Acemi Bülbül Fıkrası (Nasreddin Hoca)Nasrettin Hoca bir gün komşusunun bahçesine girer.Bahçedeki armutları görünce dayanamaz.Kendi kedine “Bu armutları kesin yemem lazım,çok canım çekti.” diye düşünür.Bir tane yer,dayanamaz bir daha,bir daha derken armut ağacına çıkıverir.Başlar yemeye.Dakikalar geçer;Tam bu sırada bahçenin sahibi çıkagelir.Hoca şaşkınlıkla başlar bülbül gibi ötmeye.Bahçenin...

Al Elimi Fıkrası (Nasreddin Hoca)Bir gün Nasreddin Hoca, dostları ile birlikte kıra pikniğe gitmiş.Bir dere kenarında gezerlerken, içlerinden biri derin olan dereye yuvarlanıvermiş. Yüzme de bilmediğinden sulara dalıp dalıp çıkmaya.

Atınca Uzarmış Fıkrası – Nasreddin HocaNasreddin Hoca, bir gün çarşıda gezerken, adi görünüşlü bir kılıcın yüz akçeye satılmakta olduğunu görmüş. Şaşkınlık içinde:– Yahu! Bu, alelade bir kılıç, demiş. Bunun yenisini.

Baba Sözü Dinleyeceği Tutmuş Fıkrası (Nasreddin Hoca)Nasreddin Hoca’nın bir oğlu varmış. Ne denirse tam tersini yaparmış. Bir gün Nasreddin Hoca ile oğlu Akşehir’e gidip oradan iki çuval tuz almışlar. Eşeğe yükleyip köylerine dönmek için yola koyulmuşlar. Köylerinin yakınındaki dereye geldiklerinde, Nasreddin Hoca, derenin en sığ...

Balık Başı Fıkrası (Nasreddin Hoca)Hoca yolculuk sırasında mola verip bir hana girer, bu sırada hana bir başka yolcu daha girer ve ikisi birden hancıdan yiyecek bir şeyler isterler. Fakat hancı.

Nasreddin Hoca oğlunu okulundan alırken eşekle gelmiş. Oğluyla eşeğin üzerinde evin yolunu tutmuşlar. Aradan zaman geçmiş. Bir grup insan önlerine çıkmış. İçlerinden biri;-“Hoca ayıp değil mi, eşek o kadar yükü.

Bir gün Hoca, eşeğine binerek , arkasına takılan bir kısım insanlarla birlikte, camiden eve dönerken birdenbire durur, hayvandan iner ve yüzü insanlara dönük olarak eşeğe ters biner, yani semere ters oturur. Bunu görenler yaptığı hareketin nedenini sorarlar.Hoca şöyle der:— Düşündüm taşındım, eşeğime böyle binmeye karar...

Bazı insanlar olması güç istekleri uğruna zamanlarını harcarlar. Nasrettin Hoca’da bu konuda nasihat verebilmek için göl kenarına yoğurt mayasıyla gitmiş. Eline kaşığı almış ve başlamış mayayı göle dökmeye.“Hoca sen ne.

Nasreddin Hoca, kasabadan Kur’an-ı Kerim, tefsir ve ilmihal gibi bazı kitaplar almış.Bir çuvala yerleştirmiş.Çuvalı sırtına almış, eşeğine binmiş düşmüş köyün yoluna.Yolda Hoca’yı görenler :– “ Bre Hoca, çuvalı niye kendi sırtına.

Nasreddin Hoca’nın karısı, hep asık suratlıymış. Gülmek nedir hiç bilmezmiş. Hoca pek çok kere ona bu sevimsiz huyunu terk etmesi için ricada bulunmuş, ama bir türlü yüzünü güler hale getirememiş. Bir akşam yorgunluktan bitkin bir halde eve dönen Hoca, kapıyı çalmış. Karısı her zamanki gibi...

Bir gün Hoca, komşusundan bir kazan ister, işini bitirince kazanın içine küçük bir tencere koyup geri iade eder. Kazan sahibi tencereyi görünce:– Bu nedir, diye sorar.Hoca cevap verir:– Müjde! Kazanınız.

Nasreddin Hoca zamanında, Akşehir´de silah taşıma yasağı ilan edilmiş. Hoca da bir kılıç kuşanıp, sokağa çıkmış. Bu işin kontrolü ile vazifeli memur, onu bu şekilde görünce yanına yaklaşıp:— “Neden böyle.

Nasreddin Hoca, bir Ramazanda civar köylerden birine gitmiş. Daha ilk gün, vaaz sırasında kabaktan “cennet yemeğidir” diye bahsetmiş.Mevsim de kabak mevsimi olduğundan köylüler artık Hoca‟ya her akşam kabak yemeği göndermeye başlamışlar. Bir gün, iki gün, beş gün, yedi gün derken, Hoca‟ya kabak yemekten bıkkınlık gelmiş....

Nasreddin Hoca’ya kadılığı sırasında bir adam başvurmuş. Yanında da kılıksız bir hamal varmış.– Bu adamdan davacıyım Kadı Efendi, demiş. Hakkımı vermiyor bana!– Ne hakkın var onda?Adam anlatmış:– Bu hamal odun.

Bir gün Nasrettin Hoca pazara giderken çocuklar etrafını almışlar. Hepsi birer düdük ısmarlamış, ama para veren olmamış.Hoca çocukların tümüne olumlu cevap vermiş:– Peki, olur…Çocuklardan yalnız biri, elinde para olduğu halde,.

Temel ile Dursun 2 katlı ranzada uyuyorlarmış. Temel üstte Dursun altta. Geceleri hırsızlar eve girip hem evi soyuyorlar hem de Temel’i dövüyorlarmış. Bir gün Temel Dursun’a: -Ben altta yatayım sen de üstte yat demiş. Sonra yer değiştirmişler. Hırsızlar eve girdiklerinde, bir tanesi: -Hep üsttekini dövdük...

Fıkralar Temel ile Dursun koşu yarışlarını izlemek üzere koşu pistine gitmişler. Temel, Dursun’ a sormuş :– Ula Dursun, haçen bu kadar adam niye koşay?– İçlerinden birisi 1. olacak ve ödülü.

Temel otoyolda ters yöne girer.. Bunu gören trafik polisi, sürücüleri uyarmak için radyodan anons yaptırır. Bu arada ters yolda ilerleyen Temel de radyo dinlemektedir.. Polis radyodan: Lütfen dikkat, ters yönde.

Temel bir lokantanın önünden geçerken “Bulaşıkçı Aranıyor” ilanının asılı olduğunu görmüş. Hemen içeri girip lokanta sahibine:-Ben ha burada bulaşıkçiluk yapabilirum der.İş yeri sahibi sorar:-Kaç dil biliyorsun?Temel hiç beklemeden cevap vermiş :-On ikiÖnce biraz şaşıran lokanta sahibi sonra kızmış ve:-Sen benimle alay mı ediyorsun?Temel :-Vallahi önce...

Dursun Temel e sormus :– Uşagum oruçli oruçli kaç hamsi yiyebilursun daaa? Temel :– 100 tane yerim… Dursun :– Hadi oradan ula, yesen yesen 1 tane yersin geriye kalan 99.

Dursun, Temel’e sormuş:-Oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyebilursun Temel?-100 tane yiyebilurum.-Hadi ordan, yesen yesen 1 tane yiyebilursun, gerisini oruçsuz yemiş olirsun,” demiş.Bu espri Temel’in çok hoşuna gitmiş. Bir gün yolda giderken.

Fıkralar : Savaş esnasında ordu büyük kayıplar vermektedir..Ordu Generali bu gidişata dur demenin yollarını ararken birden aklına zekice bir fikir gelir..Hemen taburu geniş bir arazide toplar ve tabura şöyle hitap eder :-Bu günden sonra düşman tarafından bir kelle getirene on dolar vereceğini taahhüt eder ve...

Cemal çok para kazanmak maksadı ile Amerika’ya gider. Bir kaç yıl sonra gerçekten de zengin olmuştur.  Bir gün memleketine telefon açar ve arkadaşı Temel’i ister telefona.Cemal: Ula Temel ha buraya.

Nasa Mars’a adam gönderecekmiş. Yalnız 1 adam gönderilip gönderilen kişi bir daha dünyaya gelmeyecekmiş . İlk aday olan mühendise bu iş için ne kadar isteyeceğini sormuşlar:– 1 Milyon Dolar demiş.

Ağanın birisi yanında marabasıyla birlikte köyüne doğru gitmektedir. Fakat ağa güçlü atların çektiği, süslü arabasına kurulmuşken; yanındaki maraba köy yolunu yayan tepmektedir. Marabanın arabaya hayran bakışlarını fark eden ağa bir oyun etmek ister. Marabaya seslenir:-Lan Mehmet! Yerdeki hayvan tersini yersen bu arabayı sana vereceğim.Mehmet bir...
1 2 10
This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :