Oh Snap!

Please turnoff your ad blocking mode for viewing your site content

Masal Buya – Çocuk Hikaye ve Masalları

MasalBuya.Com Türkiye'nin en geniş masal ve hikayelerinin tek çatı altında toplandığı platform

Türk Masalları

Türk Masalları
img
Çocuklara Karagöz ve Hacivat Konuşmaları Bahçıvanlık İşi (Hacivat, bir parkın yanından geçmektedir.) HACİVAT – (Söylenir.) Aaaaa, parkta oturan şu adam da Karagöz’e benziyor. Üstünde de mavi bir tulum var. (Seslenir.) Karagöz!… KARAGÖZ – Adımımı öğreniyorsun? HACİVAT – Değil efendim, birden tanıyamadım da… Hele yanına oturup...

Nasrettin Hoca Eksik Altın Fıkrası OkuHoca bir gün dostlarıyla otururken, tanımadığı bir adam yanına yaklaşır; elindeki altını:– Hoca efendi şunu bozuversene, diye Hocaya uzatır. Hoca‘nın hiç parası yoktur cebinde, “Param.

Kedi İle İki Serçe Hikayesi OkuBir evde kedi ile serçe birlikte yalıyormuş. Ev sahibi onları daha minicikken beslemeye başlamış. Kedinin sepeti ile kuşun kafesi hep yan yanaymış. Zamanla serçe ile.

Eşek İle Küçük Köpek HikayesiEski zamanların birinde, hayatından memnun olmayan bir eşek varmış. Zavallıcık çok mutsuzmuş. Her gün, – Aaai, aaai, aaai. Sahibim beni hiç sevmiyor. Sürekli iş yaptırıyor.Üstelik de kızınca bir güzel dövüyor. Yeni aldığı küçük köpeği ise çok seviyor. Aaai, aaai, çok üzgünüm,...

Talih Kuşu MasalıBir varmış, bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş. Kimileri Çullu, kimileri çulsuzmuş. Ama dünya bu ya, çulsuzların bir lokma ekmeği bile olmasa dönermiş. Çullular ise altın taslarda yemek yiyedursun,.

Cimri Ve Dostu HikayesiBir gün cimri bir adam kendi kendine düşünmeye başlamış.  – Ah, ne yapsam? Şu biriktirdiğim paraları nereye saklasam?  Ona göre, dünyanın en güzel şeyi paraymış. Parayı harcamak.

İki Baba İki Oğul HikayesiBir zamanlar, kralın sarayında yaşayan baba papağan ile oğlu varmış. Baba papağan ile kral çok iyi dostmuş. Kralın oğlu küçük prens de yavru papağanı çok seviyormuş.Bir gün küçük bir serçe prensin dikkatini çekmiş. Daldan dala zıplıyor, havada taklalar atıyormuş. Prens serçeyi...

Kral Avcı Ve Çaylak Hikayesi OkuGünlerden bir gün güzel bir çaylak ormanda gezintiye çıkmış. Hava öyle güzelmiş ki mutluluktan o ağaçtan ötekine konuyormuş. Birdenbire gözleri kararmış, yere yığılmış. Ne olduğunu.

Yaga İle Helga Hikayesi OkuBir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, yıkık dökük bir evde yaşlı bir karı koca yaşarmış. Adamın adı Yoga‘ymış. Karısının ise Helga. Helga.

Sihirli Tavuk Hikayesi OkuBir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, bir tüccar yaşarmış. Değerli eşyaları taşıdığı gemisi ile her yıl değişik ülkelere gidermiş. Yine bir gün ticaret için çok uzaklara gidecekmiş. Karısı ile vedalaşırken ona sormuş.– Karıcığım, söyle bana, gittiğim yerden sana...

Karagöz ile Hacivat MirasŞimdi Karagöz ile Hacivat arasında olan kısa konuşmalardan bir tanesi olan Miras’ı sizlerle paylaşıyoruz.Karagöz’e Mısır’da bulunan amcasından yaklaşık bir sandık kadar altın miras kalır, bunun üzerine Karagöz.

Karagöz ve Hacivat Diş MacunuHacivat, Karagöz ile karşılaşır ona Karagöz ’üm yine nereye gitmeyi planlıyorsun acaba? Diye sorarKaragöz  – Cımcam cim, cağcuğcuğ,   Ohhh!Hacivat– Anlamadım ki, sen ne diyorsun?Karagöz – Ohhh, ohh,.

img
Karagöz-ve-Hacivat-şansİki samimi dost yine karşı karşıyalar– Al sana şu ayranı, ısınmadan iç ki için serinlesin Karagöz’üm! Kendime yine getirtirim.Karagöz– Ben söz dinlerim Hacicavcav(Ayranı içer) Lıkır lıkır lıkır…Hacivat– Aman kardeş yavaş ol, başımıza iş çıkarmayasın!Karagöz– Köftehor, verdiğin onca para boşuna gitmesin diye bu ayranı son damlasına...

Karagöz ve Hacivat Sihirli PaketKaragöz ve Hacivat Sihirli Paket konuşmalarıKaragöz dükkâna gitmiştir.Hacivat– Ooo Hoş geldin Karagöz’üm! Maşallah hele bu sabah erkenden göründün, ardından bir kayboldun.Karagöz–  Hay hay, erken çıktım ama.

Dilenci Hacivat: Günlerden bir gün Hacivat tüccarın birisiyle ortak olur, o günden sonra birlikte mal alıp satmaya başlarlar, ilk günlerde işleri iyi gider kar etmeye başlarlar ama bu durum pek.

img
Bir varmış bir yokmuş. Bir zürafa varmış. Boyu o kadar uzun, o kadar uzunmuş ki, karnı acıktığı zaman ağaçların en yüksek dallarındaki yaprakları rahatlıkla yiyebiliyormuş. Bir gün yine karnı acıkmış. Önüne ilk çıkan ağacın yapraklarını şapur şupur yemeye başlamış… Ama birden, incecik kızgın bir ses...

Ormanlık bir bölgede bulunan bir su birikintisinde yaşamakta olan kurbağacık hiç arkadaşı olmadığından yakınıyordu. Bu kurbağacık vaktinin çoğunu su birikintisinde yüzerek geçiriyor, bazen de sudan çıkıp, çimenlerin üstünde zıplayarak geziniyordu..

Yavru gergedan erken saatlerde yatağından kalktı. Hemen ellerini, yüzünü yıkadı. Sabah kahvaltısı için masaya oturdu. Annesinin hazırladığı yiyecekleri büyük bir iştahla yedi. Lokmaları iyice çiğnemeden yutmamaya özen gösterdi. Sofradan kalktıktan.

img
At yarışlarının yapıldığı şehir hipodromu çok kalabalıktı. Tribünler tıklım tıklım doluydu. Her pazar günü olduğu gibi, bu pazar da birinci olana büyük ikramiyenin verildiği yarışlar yapılacaktı. Birincilik için en büyük aday Kara Bomba isimli attı. İki yıla yakın bir zamandır bu şehirde yapılan yarışmaların tek...

Annesi balina avcıları tarafından öldürülen yavru balina Atlas Okyanusu’nda yüzerken etrafını yirmi kadar köpekbalığı sardı. Başkan köpekbalığı yavru balinanın yanına gelerek: “ Seni tanıyorum ve durumunu çok iyi anlıyorum yavru.

Bir gölün çevresinde binlerce ördek yaşıyordu. Bu ördekler çeşitli yarışmalar düzenlerler, centilmence mücadele ederler ve birinci gelenleri ödüllendirirlerdi. Son birkaç yıldır yapılan yarışmalarda birinciliği Gadro kazanıyordu.Yüzme yarışı olsun, dalma olsun,.

img
Genç kaplan kafesinde, demir parmaklıklar ardında, sinirli ve hızlı adımlarla gidip geliyordu. Nedense bugün yüreğini sanki dikenli tel halatıyla sıkıyorlardı. Bu kafese kapatıldığından beri güneş birçok kereler doğup batmıştı. Bir aylık ya vardı ya yoktu. Ormanda gezintiye çıktığı gün avcılar yakalayıp bu hayvanat bahçesine satmışlardı....

Cehennem nişanında beş sandaldık. Güzel bir ocak akşamı. Hava lodos. Denize kırmızı rengin türlüsü yayılmış. Çok kaynamış ıhlamur rengindeki yayvan, geniş, ölü dalgalar. Sandallar ağır ağır sallanıyor, oltalar bekliyor, insanlar.

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bir tülümencikle, üç yavrusu varmış. Bu tülümencik her gün, ot yiyip etlenmeye, su içip sütlenmeye gidermiş. Eve gelip: Açın yavrularım.

img
Tibet munçağının Hani adında bir papağanı vardı. Munçak, Hani’yi satmak istiyordu fakat kimse Hani’yi almaya yanaşmıyordu. İşte, az önce tavşanın biri Hani’yi satın almak istemiş ama Hani olur olmaz yerde söze karışarak bu satışı engellemişti. Tavşan gittikten sonra, onların arasında şu konuşma geçti: “ Kızma...
This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :